ETKİNLİK ve HABERLER


ÖLÜMÜN GÖZLERİNE BAKABİLMEK; PALYATİFTE ÇALIŞAN OLMAK

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Uzm. Dr. Oktay TERTEMİZ, Psk. Emel TÜYLÜOĞLU

Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi

Palyatif bakım sürecinin bütünsel yapısı (psikososyal, fiziksel ve ruhsal boyutlarıyla) ölüm ve yas süreçleri konularında bilgi ve beceri kazanmayı gerekli hale getirmektedir. Palyatif bakım, hastanın yanında hasta yakınlarının da destek ve tedavisini içerir. Bu bakımdan Palyatif bakım çalışanları acı, ızdırap, ölüm, keder, yas gibi yükü ağır kavramlarla sürekli temas halindedir. Dolayısıyla çalışanın kendi ruhsal örgütlenmesi ve sağlığı, çalışma şevki, tükenmişlik düzeyi gibi parametrelerinin takibi palyatif bakım sürecinin mümkün olan en sağlıklı şekilde ilerlemesi için hayati önem arz eder.Bu kavramlar içerisinde en dikkat çekeni hiç kuşkusuz ölüm ve kendi ölümlülük farkındalığımızdır. Tıpkı sarkacın diğer tarafından hızla gelen ibre gibi…

Bir hastaya bakım vermek duygusal olarak acı veren, üzüntülü bir deneyimdir. Bilimsel ve tıbbi ilerlemeler yaşamı kolaylaştırırken, ölümü geciktirmekte ve yaşam süreleri uzamaktadır. İnsanların yaşamak ve ölümü geciktirmek için umut bağladıkları tedaviler, hastalar için işkence halini alabilmekte fakat hasta bir yandan acı çekmek istemezken bir yandan yaşam süresinin uzamasını da arzulamaktadır. Özellikle, tıbbi tedavinin mümkün olmadığı durumlarda hastanın rahatlığının sağlanması ve yaşam kalitesinin korunması palyatif bakımın temelini oluşturmaktadır. Fakat tedavi seçeneklerinin azalması, prognozun giderek kötüleşmesi, ağrı ve diğer belirtilerin kontrolünün yetersiz kalması, gerekli teknik desteğin sağlanamaması bu temel ilkeyi gerçekleştirme gayretinde olan bakım ekibinin mesleki yeterlilik ve kişisel başarı hissini de olumsuz yönde etkilemektedir. Şüphesiz ölüm gerçeği ile yüzleşmek, gerek hasta ve ailesi gerekse sağlık çalışanları için travmatik bir deneyim halini alabilmektedir. Ölüm bir çok hastalığın doğal sonucu olarak geliştiğindepalyatif bakım çalışanları bu durumda nasıl davranacaklarını bilememektedirler. Palyatif bakımın niteliğinin arttırılmasında bu bakımı sunan çalışanların yaşam ve ölümü çevreleyen sorunlarla yüzyüze gelmeye, ölüme ilişkin kendi duygularını araştırmaya, beklenen ölüme karşı gösterilen aile tepkilerini anlamaya ve onlara destek olmaya hazırlanması gerekmektedir. Palyatif bakım çalışanları, ölmekte olan hastanın yanında kendi ölüm kaygıları nedeniyle de rahatsızlık duyabilir. Ancak çoğu kez bu duygularının neden kaynaklandığını fark etmeyebilirler. Çalışanların, kendi ölüm kaygılarından kaynaklanan hastadan uzaklaşma eğilimi ölmekte olan hasta ve ailelerinin çoğunda yalnızlık duygularının pekişmesine ve ihmal edilmişlik duygularının gelişmesine neden olabilmektedir. Palyatif bakım çalışanları ölüm gerçeği karşısında kendilerini korumak adına ya da ölüm kaygılarının yarattığı duygusal yükle baş etmek için bireysel duyarlılıklarını yitirebilmektedir. Bu tutum, çalışanların ölmekte olan hasta ve ailesinin gereksinimlerini fark etmelerini engellemekte ve sonuçta verdikleri bakımın niteliğini azaltmaktadır.

Palyatif çalışanlarında hastaların dehşet hissi uyandıran bakım süreçlerine eşlik etme dolayısıyla yüksek düzeylerde post-travmatik stres bozukluğu semptomları gelişebildiği görülmektedir. Merhamet duygusunda azalma belirtisinin de eşlik ettiği bu maruziyet yeniden yaşama, kaçınma ve aşırı duyarlılık gibi post-travmatik stres bozukluğu belirtilerine çok benzer belirtiler oluşturmaktadır. Peki tüm bu değişkenler sunulan hizmet ve bakıma nasıl yansıyabilir? Bu, hasta ile az veya abartılı ilgilenme şeklinde olabilir ve her ikisi de sağlıksızdır. Umutsuzluk dolayısıyla az ilgili olan klinisyenin hastanın belirti ve bulgularını sağlıklı değerlendiremediğini ve ıskalayabildiğini, abartılı ilginin ise hastanın tedaviden yarar görmeyeceği inancı ile hastayı zorlamamak adına tedavi uygulamasını sabote edebildiğini ve engelleyebildiğini göstermektedir.

Bütün bunların ışığında, hayat kavramının aksine tüm soğukluğu ve bilinmezliğinin ihtişamı ile adeta yapışık ikizi olan ‘ölüm’ kavramının, palyatif bakım çalışanlarında da vicdani azap, karar sorumluluğunun yükü ve tükenme yaşatabileceği unutulmamalıdır. Görüldüğü gibi, palyatif bakım sürecinde hastaların yanında çalışanlarında süreçten olumsuz etkilendiği açıktır. Palyatif bakım çalışanları, duygu ve düşünce farkındalıklarını arttıracak, duygularını ifade edebilecekleri ve kontrolün kendilerinde olduğunun farkına varabilecekleri bir yapının parçası olmalıdır. Bunun için de düzenli eğitim ve paylaşım toplantılarının bu çalışanlara oldukça fayda sağlayacağı açıktır.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.